Akdeniz Anemisi Nedir?


Akdeniz anemisi (talasemi), kalıtsal yolla bulaşan bir kan hastalığıdır. Kandaki hemoglobin miktarı Akdeniz anemisi hastalarında normalin altındadır. Hemoglobin, kırmızı kan hücrelerinin oksijen taşımasını sağlayan bir moleküldür. Alfa ve beta olmak üzere iki farklı proteinden oluşur. Eğer vücut bu iki proteini yeterince üretmezse, kırmızı kan hücreleri düzgün bir şekilde oluşamaz ve yeterli miktarda oksijen taşıyamaz. Vücutta oksijen azlığı yorgunluğa sebep olur. Sonuç olarak çocukluk döneminde başlayan ve yaşam boyu sürebilen anemi hastalığı oluşur. Hastalığın minör Akdeniz anemisi, majör Akdeniz anemisi ve intermedia Akdeniz anemisi şeklinde 3 çeşidi vardır. (1)

Minör Akdeniz Anemisi

En sık görülen Akdeniz anemisi çeşidi olan minör Akdeniz anemisi, hastalığın belirtilerinin çok az görüldüğü anemi tipidir. Hastalar genellikle evlenene kadar hastalığın taşıyıcısı olduklarını bilmezler. Evlenmeden önce yapılan kan testlerinde Akdeniz anemisi taşıyıcısı olduklarını öğrenirler. Bu kişilerin hemoglobin molekülleri elektrik yüklenerek test edilmediğinde Akdeniz anemisi, demir eksikliği nedeniyle oluşan anemiyle karıştırılabilir. Bu anemi çeşidi en çok Afrika, Orta Doğu, Hindistan, güneydoğu Asya, güney Çin ve bazen de Akdeniz bölgesinde yaygın olarak görülür.

Majör Akdeniz Anemisi

Türkiye’de en çok görülen Akdeniz anemi çeşidi majör Akdeniz anemisidir. Bu Akdeniz anemi türünde anne ve baba taşıyıcıdır. Bebekler doğduğu anda belirtiler görülmeye başlanır. Her geçen gün semptomların artması, hastalığın ilerlemesine neden olur. Oldukça önemli bir kan hastalığı olan majör Akdeniz anemisi, tedavi aşaması uzun süren ve yüksek maliyetlere neden olan bir hastalıktır. Majör Akdeniz anemilerinin düzenli olarak kan nakli olmaları gerekir, aksi halde ilerleyen yıllarda ölüm riskiyle karşı karşıya kalabilirler. Ülkemiz dışında hastalığın en çok görüldüğü yerler İtalya, Yunanistan, Arap Yarımadası, İran, Afrika, Güneydoğu Asya ve Güney Çin’dir. (2)

İntermedia Akdeniz Anemisi

Kan nakline gerek duyulmayan Akdeniz anemi çeşididir. Hastalığın belirtileri 2 yaşında ortaya çıkmaya başlar. Majör Akdeniz anemisine göre daha hafif bir anemi türü olan intermedia Akdeniz anemisinin takip ve tedavisinin aksatılmaması gerekir. Doğacak çocuğun sağlığı açısından evlenmeden önce gerekli testler yapılmalı ve evlilik sonrasında genetik danışmanlık hizmeti alınmalıdır. (3)

Majör ve minör Akdeniz anemileri kendi içlerinde Alfa talasemi ve beta talasemi olarak iki grupta incelenebilir. Beta Minör Akdeniz anemisi taşıyıcıları hastalığın tüm belirtilerini taşımadıkları için tedavileri daha kısa ve daha kolaydır. Nadiren demir eksikliği çekerler. Fakat beta majör Akdeniz anemisi taşıyıcıları tedavi edilmezlerse 20 ya da 30 yaşları arasında kalp yetmezliği nedeniyle hayatlarını kaybedebilirler. (4)

Özellikle kadınlarda ve çocuklarda anemi çok yaygın bir sorundur. Birçok insan Akdeniz anemisinin önemli olmadığını düşünür, ancak hastalık, genel sağlığı tehdit edebilecek kadar şiddetlenebilir. Hamile kadınlar için Akdeniz anemisi çok tehlikelidir. Anemi, hem anne hem de çocuklarda erken doğum, fetal malnütrisyon (büyüme geriliği) ve mortalite riskini artırır. Bu durumda, anemi hızlı bir şekilde hemofiliye yol açabilir. Müdahale edilmezse Akdeniz anemisi nedeniyle ölümler bile gerçekleşebilir. Bununla birlikte, anemi çoğu zaman tespit edilmesi zor olan bir hastalıktır. Pek çok kişi yaşadığı yorgunluğu hava değişikliği gibi basit sebeplere bağlarlar. Fakat durumun nedeni bambaşka olabilir. Bu yüzden yorgunluğa eşlik eden Akdeniz anemisi belirtileri fark edildiği anda doktora gidilmesi gerekir.(5)

Akdeniz Anemisi Belirtileri

Akdeniz anemisi nasıl anlaşılır? Akdeniz anemisinin en sık görülen belirtileri yorgunluk ve halsizliktir. Bunun nedeni vücudun ihtiyaç duyduğu oksijeni alamamasıdır. Akdeniz anemisi aynı zamanda nefes darlığı veya sarılığa da neden olabilir.  Hastaların ciltleri soluk bir görünümdedir. Akdeniz anemisi başlangıcı, bebeklerin büyüme hızını etkiler ve yavaş büyümelerine neden olur. Karında şişlik, idrarın koyu renkli olması ve kemiklerin zayıflığı gibi belirtiler Akdeniz anemisinin tipine ve şiddetine bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Belirtiler kimi hastalarda hafif seyrederken kimi hastalarda oldukça ağır olabilir. Akdeniz anemisi olanlar erken doğum riski ile karşı karşıyadır. (6)

Akdeniz Anemisi Nedenleri

Akdeniz anemisi neden olur? Akdeniz anemisi hemoglobin yapan hücrelerin DNA’larında meydana gelen mutasyonlar nedeniyle olur. Hemoglobinler, vücuttaki oksijeni taşıyan kırmızı kan hücrelerinin içinde bulunurlar. Akdeniz anemisine neden olan kusurlu genler, anne ve babadan çocuklara geçer.

Akdeniz anemisine neden olan mutasyona uğramış genler, normal hemoglobin üretiminin bozulmasına neden olurlar. Bu da hemoglobin seviyelerinin düşmesine ve yüksek oranda kırmızı kan hücresi yıkımına yol açar. Kandaki kırmızı kan hücrelerinin sayısının ciddi ölçüde azalması Akdeniz anemisinin en büyük nedenidir. Akdeniz anemisi olan insanlar, kanlarında oksijeni taşıyacak yeterli kırmızı kan hücresi (eritrosit) olmadığı için sürekli yorgun hissederler.(7)

Akdeniz Anemisi Tedavisi

Akdeniz anemisi nasıl geçer? Akdeniz anemisi olanlar kan nakli ya da kök hücre nakli olabilirler. Kan nakli sonrasında vücutta yüksek ateş, bulantı, ishal, üşüme ve düşük tansiyon gibi reaksiyonlara neden olabileceği için Akdeniz anemisi olanlar enfeksiyon kapmamaya çalışmalıdırlar.

Akdeniz anemisi ameliyatı: Şiddetli Akdeniz anemisi olanlarda kalp ve karaciğer hastalığı gibi ciddi sağlık sorunları olabilir. Bunun yanı sıra kemikler ince ve kırılgandır. Kemiklerdeki şekil bozukluklarını ve çarpıklıkları tedavi etmek için cerrahi müdahale gerekebilir. (8)

Akdeniz anemisi için hangi doktora gidilir? Akdeniz anemisi kalıtsal bir kan hastalığıdır. Bu yüzden bu hastalığın teşhis ve tedavisi için hastanelerin Dahiliye ya da Çocuk Hastalıkları bölümlerinden randevu alınarak bir hematoloğa görünmekte fayda vardır.

Akdeniz Anemisine Ne İyi Gelir?

Akdeniz anemisi bitkisel tedavisi: Zerdeçal, yoğurt, ısırgan otu, yonca, pancar suyu, nar suyu, yeşil yapraklı sebzeler, kuru üzüm, maydanoz ve karahindiba gibi besinler bol miktarda A, C, E ve K vitamini içermelerinin yanı sıra vücuttaki fazla demirin hızlı bir şekilde emilmesini sağlarlar. Pancar ve nar suyu kan akışını destekleyerek hastaların daha aktif hissetmelerini ve yorgunluktan kurtulmalarını sağlar. (9)

Akdeniz anemisi evde tedavi yöntemleri: Akdeniz anemileri et ve balık gibi demir içeren gıdaları yememelidirler. Vücutları fazla demirin emilimini yaparken çok zorlandığı için sürekli yorgunluk hissedilir. Bu durumu önlemenin yolu, beslenme alışkanlıklarında ciddi bir düzenleme yapmaktır. Diyette yapılan değişikliklerin yanı sıra egzersiz yapmak ve enfeksiyon riskini artıracak ortamlarda bulunmamak, Akdeniz anemisi ile mücadele etmek için uygulanabilecek yöntemlerdir. (10)